8 Eylül 2012 Cumartesi

Semerkant-Amin Maalouf Bitti :)


Sayfa Sayısı: 256
Baskı Yılı: 2009
Dili: Türkçe
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
Arka Kapak

"Titanic'te Rubaiyat! Do
ğu'nun çiçeği Batı'nın çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel anı görebilseydim!" Amin Maalouf, "Afrikalı Leo"dan (YKY, 1993) sonra bu kez Doğu'ya, İran'a bakıyor. Ömer Hayyam'ın Rubaiyat'ının çevresinde dönen içiçe iki öykü... 1072 yılında, Hayyam'ın Semerkant'ında başlayan ve 1912'de Atlantik'te bit(mey)en bir serüven... Bir elyazmasının yazılışının ve yüzlerce yıl sonra okunurken onun ve İran'ın tarihinin de okunuşunun öyküsü / tarihi...

kitap dört bölümden oluşuyor. ilk iki bölümde Ömer Hayyam'ın hayatı ve Rubaiyat'ı yazışından falan bahsediyor. daha sonra Benjamin Omar (anne ve babası Ömer Hayyam hayranı olduğu için adını Omar koyuyorlar) adındaki bir gencin Ömer Hayyam'ın rubailerine olan inancını kaybetmemek için Rubaiyat'ı arayıp bulmasını anlatmasıyla devam ediyor ki bu arada aşkı Şirini de buluyor.

gelelim benim yorumuma. bu kitapla ilgili ne yazsam bilemedim açıkcası sevdim desem değil sevmedim desem o da değil. kitap yarım bırakma huyum olmadığını söylemiştim bundan dolayı bu kitap kaç hafta süründü elimde bilmiyorum. ilk başlarda ilgimi çok çekti Ömer Hayyam'ın hayatı yaşadıklar sonra Hasan
Sabbah ve Nizamülmülk ile birlikte ya
şadıkları. birinci bölüm böyle geçiyor. eğer

İran tarihine meraklıysanız bu bölümler tam sana göre.
ikinci bölüme gelince Benjaminin yaşadıkları ilk başlarda ilgimi çekti ama daha sonra bir sürü olayla zinciri birbirini izledi. çoğu yerlerde hızlı hızlı geçtim ben utanarak söylesemde.

sonuç olarak tarihi sevsem de bu kitabın pek tarih severleri saracağını da sanmıyorum (zevkler ve renkler tartışılmaz ama) . eğer Ömer Hayyam'ı merak ediyor ve İran tarihine de şöyle bir göz atayım diyorsanız okuyun derim. ama okumazsanız da birşey kaybeder misiniz bence kaybetmezsiniz o ayrı.

Ps: ekşi sözlükteki yorumları okuyunca ben beğenmedim acaba bende mi bir gariplik var acaba dememe neden oldu :)

4 yorum:

  1. yazarın sadece yüzüncü ad'ını okudum açıkçası beklentilerimi karşılamadı. bir kitap var insanları çok etkiliyor, herkes onun peşinde ama kitap içeriği hakkında hiçbir şey yok. o yüzden sevmemiştim ama farklı mekanlarda geçiyor olması güzeldi.
    Ekşi sözlük yorumları ıyyyy. Ablam çok takip eder bana da örnek verir ama ben sevmiyorum, daha doğrusu sinir oluyorum. onlar kim ki bilir kişi diye okuyayım. ablamın zoru ile bir iki bakar oradan oraya derken sinir olur kapatırım. En iyisi mi kitap sitelerinin yorumlarını takip etmek.
    Ne çok yazdım ya. Keyifli okumalar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dedim ya canım zevkle ve renkler tartışılmaz ama uzun zaman sonra ilk defa bir kitabı okurken sıkıldım neredeyse bırakıyordum :-)

      Sil
  2. Alamut'u okuduktan sonra bu kitabı da listeme eklemiştim hemen. Kararsız kaldım şimdi, sanırım sıkıcı biraz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen zevk meselesi belki beğenirsin sen diğer kitaplarını beğendiysen ;-)

      Sil